www.flickr.com
t.tku's items Go to t.tku's photostream

31 Ekim 2007 Çarşamba

kirvem



ters isik ve dunyanin en guzel burnu, turkucu durusu
28 ekim / bahceli





tiyatro dersi cikisi, aksam sekize dogru kutuphanenin arkasindan yurduma dogru yuruyorum. rektorlugun onune gelmisim nevres, icim yanmakta; varsam gitsem erzincan'a diye basliyorum.


can icinde can icinde aman,
can erir zaman icinde..

carsi'dan bir karisik tost yaptirip yiyerek odama geliveriyorum, doyasiya agliyorum. erzincan'dan erzurum'a, huseyin'den umut'a geciyor; abimi ozluyorum.



03:04 muhsin, biz kaç kardeşiz? 0

29 Ekim 2007 Pazartesi

gaga



minumum 20 gb.imizi paylasarak acilisina katilabildigimiz okul ici dc++ programinda istedigim hicbir sarkiyi, filmi bulamamamdan mutevellit gectigimiz iki gun boyunca "tatil olmasa su okuldan nefret edecegim be kardes !" havalarindaydim. tatil olunca oda arkadaslarimin hepsi bir yerlere gitti, ben yine demirbas olarak kalma planlari yapiyordum ki calmaz telefonum caldi, bir yerlere davet edildim. ayaga bir kalkarsam ipod alacagim diyen bunyemi suruyerek teknosa'ya goturdum ardindan ucuz biralarin su gibi aktigi bir pub'a.




anladim ki cok sevdigim okulumu lanetleme donemlerim bana kultur soku olarak geri donuyor. uc saatlik derslerimin uyanamadigim icin ilk saatleri; dayanamadigim icin de son saatleri yok olmusken, sadece ortadaki ders icin de okula gidemem demisken her turlu oyuna, galaya, filme, konsere, panele, festivale, toplantiya gidebiliyorum. altyazi.net'ten kazanilmis bedava biletler ile atonement'e giriyoruz, oteki gun yasamin kiyisinda'yi izleyip icleniyoruz; seanstan seansa konusuyor, guluyor, yemek yiyoruz. nitekim ankara guz festivali'nin de durumumdaki etkisi buyuk. haftaicleri 11:30 ve 14:30 seanslarini 4 ytl yapan ankara sinema kulturu dernegi yetkilileri bu seanslara hangi filmleri koyacaklarini gayet iyi biliyorlarmis. 11:30 seansindan cikar, 14:30 ile devam eder, gucum kalirsa 16:30'daki film en guzeli aslinda dedirten bu film festivali kredi kartimizin limitini zorladikca zorluyor.




                                                                   323 - Language Acquisition
                                                                                     Jochen Rehbein

mazhar alanson - huznun kuslari usulca calarken, kendime zarifce bir kislik ayakkabi ariyorum. ariyorum bulamiyorum. gobek adim, yani su katlanmaya egilimli gobegimin adinin zarife olabilecegini dusunurken yeni montuma takiliyor gozlerim. iyi ki var, baktikca mutlu oluyorum. kendisini aldigim gun icinde bulundugu karton poseti carrefour'un girisinde plastik bir poset ile sarmaladiklarinda yuzumun aldigi sekli dusunuyorum. diger posetleri bantlarlarken elimi de sariverdiklerinde kaslarimi cattigimi ama hic agzimi acamadigimi hatirliyorum. hayat ne kadar adil.

dizi cikmis esortman altimin uzerine bile guzel oluyor diyerek sevip oksadigim montumu oylece giyip yurdun altindaki neskafe otomatina iniyorum. iki bardak espressoyu yuvarlayip sabaha kadar paylasim programimiz ne verdiyse diyerek yine film izliyorum. simdi yine bir seyler izlerken gozum yuzugume takiliyor. kendi kendime ilk defa bir yuzuk aldim, canimla besliyorum su huznun kuslarini.



                                                                         26 ekim, cepa


kafami haylice yoran bir konuyu buradan elif abla, perihan magden ve aysarman ile paylasmak istiyorum: gun icinde kendimi disaridan izliyorum. izlerken aklimdan bir bir hareketlerimi cozumluyorum, "kollarini kavusturdu ve dersi dinliyormus havasina girdi". bir stranger than fiction filminin orta yerine dustugume inaniyorum ve ucunuzden birinin illaki benim farkimda oldugundan emin olmak istiyorum. olur boyle seyler ara sira, olur ara sira.


bir cemal sureya siirinde var olabilecegine inandigim cilli cocuk'a iclenme zanaatinda ne kadar usta oldugumu bildirmek istiyorum. sen kalabalikta bulup bulup kaybettigim kimya yoklugun gayri suradan suraya geldi.

01:27 muhsin, biz kaç kardeşiz? 0

18 Ekim 2007 Perşembe

241



17 ekim carsamba itibariyle epistemology uzerine aldigim dersler beni aydinlatmaya yetti ve her seyin bir iluzyon oldugunu 20 yasimin kisa ozenen sonbaharinda kabul etmis bulundum. canim descartes, keske yazildigin gibi okunsaymissin ve su metaphysics / ontology isine hic karismasaymissin.

solipsism ve scepticism uzerine tartisa tartisa vucuttan ayrilan bir aklin var olup olamayacagi argumanina ulastigimizda canim aklima kayitsiz sartsiz guvendim ve kapiyi araladim. dudaklarimda bir sarki,

unutma ki dunya fani,
veren allah alir cani,
ben nasil unuturum seni,
can bedenden cikmayinca ?!

'cikmayinca'yi uc kez, giderek azalan bir ses tonuyla soyledim boylece aklimdaki akis efektini ortama yansittim.






koca amfide tek basima mutlak bir festivaldim.

16:55 / B14
t.


.

' yuzumuzu gulduren her sey boynumuzu buktu cunku bizim boyunlar kildan incedir; tereyagindan cekersin bizi, mum ile ararsin (...) '

diye yazmaya baslamistim bugun, ciddiydim. sonra gozlerinden, cillerinden opuverecegim bir er yanasti yanibasima, ellerim titredi cokca zaman sonra. good friday tabii ki boyle olmaliydi, devaminda ise su geldi:




ciceklerden guzel olan dilegim, saklayalim samani kesin gelir ya zamani..

 

23:31 muhsin, biz kaç kardeşiz? 3

15 Ekim 2007 Pazartesi

kep



sokelladan bir kasik daha alirken beatles after all this time i don't know why diye soyluyordu, burnuma mor sumbullerin mis kokusu geldi. yanibasimdaki okunmamis kitaplarla bu kez pek bi afili yalnizlik klibini yeniden bir de su bakis acisiyla yaklasarak cektik.

maddenin maneviyatina girersek (su bakis acisi), baska bir tenin benim tenime yaklastigini/yakistigini farketmemi saglayan hissiyat nedir, nerelerdedir. ayni durum arka masada oturan adamin bana baktigini ben goremesem de bana hissettiren guc degil midir, nacabola. felsefe bana bunlari ogretmiyor.

dilek saclarini kestirmis, beatles olmus. terliklerimle gelsem sana diyorum activia'dan bir kasik daha alirken, neden bilmiyorum nilgun marmara okuyorum.

eksik olani tamamlamaya yardimci olacak olan x2 nilgun soyle diyor,
dilsizligimi, uzam ve insanin eksikliginin genliginde ogrendim.

hic ruhani degil avec moi.

20:31 muhsin, biz kaç kardeşiz? 1

12 Ekim 2007 Cuma

biy

yuzum yumusacik, televizyonda mtv - hello breakfast, ankara'nin 'yildiz tozu'na takildim gidiyorum. herkesin birer iceri terligi var ve ocakta corba ! iyi bayramlar canlarim.

08:56 muhsin, biz kaç kardeşiz? 8

9 Ekim 2007 Salı

angela



bugun kuaforde sira beklerken hep sutlu hanim'i andim. ne demis vakti zamaninda, yorgunluk ve antibiyotik tedavisi de devam. ama tirnaklar ojeli, saclar fonlu. the world was a mess but her hair was perfect. sonra kendi kendime ekledim, I am a complete festival in myself alone. simdi 1000mg antibiyotige hazirim, gelsin.


.
.
sevgili wikipeadia, john amcamizin fotografini biyografi sayfasina dogru bir sekilde yerlestirirken riders to the sea aciklama sayfasinda neden bunu yapmadin ve aklimi karistirdin ? neden ozellikle sara allgood ? hepsi saka, hepsi saka.


sutlu hanim tarafindan mimlenmisken basucumdaki kitabin 187. sayfasindaki ilk cumleyi yaziveriyorum,

- oyleyse bu canli hediye pekala sen olabilirsin.
venus guzel gozlerini kirpip bir dakika dusundu. sonra,

muthis bi tren - butun eserleri 11 / sait faik
bilgi yayinevi
 


yurtdisi egitim fuarinda ne isim var ?

17:00 muhsin, biz kaç kardeşiz? 1

6 Ekim 2007 Cumartesi

daha

tunus'un yagmur ertesi kokusunu bilir misiniz ? bilmezsiniz. o yol dun zamanda beni dilek'e goturur, portakal kabuklu - karanfilli bir kahvenin ozeline gireriz birlikte. portakal kabugu bana ilham verirmis ya, az once aceleyle acilmisligini durusundan anlayiverdigimiz sigara paketli masadan 'kolye yapacaksin bunu aslinda..' dedirten suzgecli - suzgec koyacakli - kup esmer sekerli - ev yapimi kukili masaya gecisimiz cok guzel oldu.

bir zamanlar firtinalar estirirdim, hahayt ! yuruyusume takiben kafami egip orta yerimden buzulusum de dilek kolumda tunus asagi bir arabanin yanimiza yanasivermesine tekabul eder. onlar laf atmis oluyor, biz tutmuyoruz; kacmadigimiz icin kovalanmiyoruz, usulca yuruyoruz.


daimi devran halinde aklimiz donup dursun ama 'sogusle sogusle !' ikilemesinin ardindan gelen bir suskunluk ikilemi her seyin ilacidir. mavi bir otobuse biner gideriz, yanimizda bir gol oturur; golun bir yaninda sen bir yaninda ben.


Sigarayi biraz azaltalim mi gencler !
Descartes

modern philophy - 15:39


sudan muzdarip yeni oda arkadasim merve: sevil ne kadar rahat bak, sen de oyle olsana.
ayse arman:  seni seviyorum.


hem sarabi iccen hem de basin donmeycek var mi oyle bolluk !
19:46




after every party i die.
ertesi gun 14:37

12:03 muhsin, biz kaç kardeşiz? 1

3 Ekim 2007 Çarşamba

bir sey

gokyuzu bazen cigerime doluyor diye soylerken husnu, kim bilir neye husn u delalet etmis olmali ki terliklerimi giyip de gidivereyim diye ic gecirdim. 

drama analysis - 12:43

terliklerimi giyip olimpik okul havuzuna gittim, saatlerce yuzdum. 

introduction to philosophy dersinin son saatine girmedim gunluk - 19:30

22:45 muhsin, biz kaç kardeşiz? 3

neler yazdık en son?

arşiv bile yaptık