annemin kendi elleriyle yaptigi taze fasulye yemegini ve yufka ekmegini abimin kollarindan kendi buzdolabimda gorunce beni bir aglama tuttu, hungur hungur. burnumu ceke ceke.
sabahlayarak anca bitirdigim odevimi teslim ettikten sonra odama donup bir tarafi catlamis plastik tabagima fasulyeyi koydum, ekmek sepetine yufkalari boldum, bir ayran actim. tursu da cikardim. kasenin altina 576 liralik borcumu gosteren kredi karti ekstresi kagitlarini serdim. uzerlerinde 'guc sizde' yazarken ben ayran icip kornison tursuyla huzunlendim.
beni koyumun yagmurlarinda yikasinlar, o pantolonu kredi kartiyla almayacaktin tutku. betul mahlasli ali, sen benim kucuk kardesimsin. bunu buraya yaziyorum:
Ali: sen var ya
sen var ya sen
küçük kaprisli bir
soylu sınıf mensubusun
ttku: ahahahahahaha
ahahahahahaha
agzimi aca aca guluyorum su an
Ali: soylular gibi
genzini temizlersin
güldükten sonra
"unu yimim, bunu yimim"
ttku: boyle icten de gegirir miyim ?
Ali: "yimiktin sunra kahve içiciğim"
eved
ttku: pardon diyip
devam ederim
Ali: "ah feriha hanımcığorrrrrrrrrrp....pardon"
"tatlı da ne güzel ollürrrrpss.....pardon"
aristoktu
23 Mayıs 2008 Cuma
aman hanim
cok kararsizim. artik kararsizligim yuzumden okunmaya basladi. yanimda olun, nedensiz.
10:22 muhsin, biz kaç kardeşiz? 9
tatilim bitti. hastayim. tatil suresince yasli amcalar gibi sesler cikarip oksururken suna karar verdim: olimpos sizlerin olsun sacli sakalli sile bezi kardeslerim, ben hillside su'da buyuk bir zevkle tam pansiyon kalirim.
20:47 muhsin, biz kaç kardeşiz? 3

anladim mehtap hakli, grup arkadasima cok kizmisken sustum ve simdi bloguma yaziyorum. aslinda dunya bazen benim etrafimda donuyor. akilliyaraticiakilliyaraticiakilli.
01:37 muhsin, biz kaç kardeşiz? 1

01:41 muhsin, biz kaç kardeşiz? 1
10:22 muhsin, biz kaç kardeşiz? 9
20 Mayıs 2008 Salı
havadis
tatilim bitti. hastayim. tatil suresince yasli amcalar gibi sesler cikarip oksururken suna karar verdim: olimpos sizlerin olsun sacli sakalli sile bezi kardeslerim, ben hillside su'da buyuk bir zevkle tam pansiyon kalirim.
11 Mayıs 2008 Pazar
scoop
mehtap dedi ki 'tutku bagirir cagirir, arar sorar arastirir, hicbir sey yapamazsa bloguna yazar!'. saglik merkezinde karsilastigim ingiliz edebiyati hocama 'basim donuyor bir suredir, gecmeyince norologa gelmeye karar verdim ama burada yokmus.' dedigimde oxford'un havasini solumus canim margaret dedi ki 'cunku cok akilli ve yaraticisin.' o ani dusunmeden duramiyorum. haftasonu moralim bozuldu mesela ya da grup proje arkadasima bagirip cagiramadim hemen icimden akilliyaraticiakilliyaratici diye tekrarlamaya basladim.

anladim mehtap hakli, grup arkadasima cok kizmisken sustum ve simdi bloguma yaziyorum. aslinda dunya bazen benim etrafimda donuyor. akilliyaraticiakilliyaraticiakilli.
01:37 muhsin, biz kaç kardeşiz? 1
10 Mayıs 2008 Cumartesi
yours and mine

bana turk kahvesi getirin.
neden hanim ile ictigimiz anne turk kahvelerimizi getirin, cicek dilegimin makara'da bana ismarladigi turk kahvesini simdi yine getirin.
er bey ile ictigimiz yorgunluk kahvesini geri getirin,
research dersine girmeyip kizlarla fala baktigimiz 'naive' kahve fincanlarini bana verin.
kultur kongre merkezi konferans panellerinde tukettigim sayisiz kahveleri,
beseri kantininde ictigim turk kahvesinin tadini geri verin;
bebek starbucks'ta ictigim kahveyi es gecin.
bayatlamis kahvenin kabarmayisina uzuldugum yurt mutfagi kahvesini hep hep dilegim'e verin. aksamustu serinliginde kahve getirin,
bana bir orta turk kahvesi getirin.
tipki yuzyuze gelmis aynalar gibi.
neden hanim ile ictigimiz anne turk kahvelerimizi getirin, cicek dilegimin makara'da bana ismarladigi turk kahvesini simdi yine getirin.
er bey ile ictigimiz yorgunluk kahvesini geri getirin,
research dersine girmeyip kizlarla fala baktigimiz 'naive' kahve fincanlarini bana verin.
kultur kongre merkezi konferans panellerinde tukettigim sayisiz kahveleri,
beseri kantininde ictigim turk kahvesinin tadini geri verin;
bebek starbucks'ta ictigim kahveyi es gecin.
bayatlamis kahvenin kabarmayisina uzuldugum yurt mutfagi kahvesini hep hep dilegim'e verin. aksamustu serinliginde kahve getirin,
bana bir orta turk kahvesi getirin.
tipki yuzyuze gelmis aynalar gibi.
6 Mayıs 2008 Salı
ten
hey guzel okulum, guzel okulumun karsisindaki alisveris merkezinde indirime giren kayra buzbagim ! sizi seviyorum, sizi seviyorum; ama bugun beseri kantininde otururken sahit oldugum olay beni bir sure hayattan soguttu. sinirimden guldurdu.
masanin uzerindeki kagitlari okuyup kahvaltimi ederken gozlugunu burnuyla duzeltme aliskanligina sahip, fazla hamburger - patates kizartmasi yemekten semirmis, sarisin - kose sarisin bir genc arkasini donmus kantinin bahcesini terk eylemekte. ardindan o'na kosarak yetisen iki kisi. kiz 'cikar o cantandakileri hocam!' diye bagirdi, yanindaki adam sakin. adamin saclari seyrek, kirlasmis. yillardir beseri kantininde cay - sigara icmek karakterine, bunyesine yansimis, sifati 'ben felsefe okuyorum.' diyor boburlenerek. kiz genc adamin cantasina dogru seyirtip cebindekileri de ver diyor. serinligini, beyaz peynirli gozlemesini sevdigim mis bahcede sadece benim gordugum bir olay yasaniyor. hirsizlik aklima geliyor. genc adamin 'o bildirilerin benim masamda durmasini istemiyordum ve burusturup cebime koydum, ne var?' dedigini duyunca durum anlasiliyor. kiz gencin uzerine gelmeye devam ediyor. sonrasinda adam sozu devraliyor ve o yazilar, o baskilar, o dagitimlar icin harcanan emeklere saygi duymasini tembihliyor. kisisel secimlerinin, goruslerinin ne olursa olsun hic kimsenin binbir cabayla oraya kadar gelen bildirileri cope atmaya / yok etmeye hakkinin olmadigini belirtiyor. sesler yukselmeye basliyor ve oturdugum yerden kalkiyorum. ellerim titriyor, yarim kalan cayimi tasiyamiyorum. ne dusunecegimi, sahit oldugum bu durumdan ne ders cikaracagimi, kimi savunacagimi bilemiyorum; kayitsiz da kalamiyorum. icimden gele gele kufrederek ders calismak icin kutuphaneye dogru yuruyorum.
gun boyu aklimda o genc, adam ve kiz kavga ediyor. kiz o ince sesiyle yalandan isci gonulden emekci yumrugunu sallayarak bagiriyor, adam lafi uzatarak sessizce tehditler savuruyor, genc zorla hareket ettirdigi boynunu bir saga bir sola sallayarak tukuruklu tukuruklu savunmaya geciyor. okudugumu anlamiyorum, zerre ders calisamiyorum.
.
21:04 muhsin, biz kaç kardeşiz? 1
masanin uzerindeki kagitlari okuyup kahvaltimi ederken gozlugunu burnuyla duzeltme aliskanligina sahip, fazla hamburger - patates kizartmasi yemekten semirmis, sarisin - kose sarisin bir genc arkasini donmus kantinin bahcesini terk eylemekte. ardindan o'na kosarak yetisen iki kisi. kiz 'cikar o cantandakileri hocam!' diye bagirdi, yanindaki adam sakin. adamin saclari seyrek, kirlasmis. yillardir beseri kantininde cay - sigara icmek karakterine, bunyesine yansimis, sifati 'ben felsefe okuyorum.' diyor boburlenerek. kiz genc adamin cantasina dogru seyirtip cebindekileri de ver diyor. serinligini, beyaz peynirli gozlemesini sevdigim mis bahcede sadece benim gordugum bir olay yasaniyor. hirsizlik aklima geliyor. genc adamin 'o bildirilerin benim masamda durmasini istemiyordum ve burusturup cebime koydum, ne var?' dedigini duyunca durum anlasiliyor. kiz gencin uzerine gelmeye devam ediyor. sonrasinda adam sozu devraliyor ve o yazilar, o baskilar, o dagitimlar icin harcanan emeklere saygi duymasini tembihliyor. kisisel secimlerinin, goruslerinin ne olursa olsun hic kimsenin binbir cabayla oraya kadar gelen bildirileri cope atmaya / yok etmeye hakkinin olmadigini belirtiyor. sesler yukselmeye basliyor ve oturdugum yerden kalkiyorum. ellerim titriyor, yarim kalan cayimi tasiyamiyorum. ne dusunecegimi, sahit oldugum bu durumdan ne ders cikaracagimi, kimi savunacagimi bilemiyorum; kayitsiz da kalamiyorum. icimden gele gele kufrederek ders calismak icin kutuphaneye dogru yuruyorum.
gun boyu aklimda o genc, adam ve kiz kavga ediyor. kiz o ince sesiyle yalandan isci gonulden emekci yumrugunu sallayarak bagiriyor, adam lafi uzatarak sessizce tehditler savuruyor, genc zorla hareket ettirdigi boynunu bir saga bir sola sallayarak tukuruklu tukuruklu savunmaya geciyor. okudugumu anlamiyorum, zerre ders calisamiyorum.
.
3 Mayıs 2008 Cumartesi
thing in itself
neler yazdık en son?
- boyle 1 muhsin
- yusuf'un kuyusu 0 muhsin
- #53 0 muhsin
- #52 0 muhsin
- d. 0 muhsin
- bi. 0 muhsin
- 2 0 muhsin
- g- 0 muhsin
- le sirene 0 muhsin
- k- 0 muhsin
arşiv bile yaptık
- Mayıs 2007
- Haziran 2007
- Temmuz 2007
- Ağustos 2007
- Eylül 2007
- Ekim 2007
- Kasım 2007
- Aralık 2007
- Ocak 2008
- Şubat 2008
- Mart 2008
- Nisan 2008
- Mayıs 2008
- Haziran 2008
- Temmuz 2008
- Ağustos 2008
- Eylül 2008
- Ekim 2008
- Kasım 2008
- Aralık 2008
- Ocak 2009
- Şubat 2009
- Mart 2009
- Nisan 2009
- Mayıs 2009
- Haziran 2009
- Temmuz 2009
- Ağustos 2009
- Eylül 2009
- Ekim 2009
- Kasım 2009
- Aralık 2009
- Ocak 2010
- Mart 2010
- Nisan 2010
- Mayıs 2010
- Haziran 2010
- Temmuz 2010
- Nisan 2011
- Haziran 2011
- Ağustos 2011
- Mayıs 2012
- Haziran 2012
- Ağustos 2012
- Ekim 2012
- Kasım 2012
- Aralık 2012
- Aralık 2013
- Şubat 2014
- Mart 2014
- Nisan 2014
- Mayıs 2014
- Haziran 2014
- Ağustos 2015
