hey guzel okulum, guzel okulumun karsisindaki alisveris merkezinde indirime giren kayra buzbagim ! sizi seviyorum, sizi seviyorum; ama bugun beseri kantininde otururken sahit oldugum olay beni bir sure hayattan soguttu. sinirimden guldurdu.
masanin uzerindeki kagitlari okuyup kahvaltimi ederken gozlugunu burnuyla duzeltme aliskanligina sahip, fazla hamburger - patates kizartmasi yemekten semirmis, sarisin - kose sarisin bir genc arkasini donmus kantinin bahcesini terk eylemekte. ardindan o'na kosarak yetisen iki kisi. kiz 'cikar o cantandakileri hocam!' diye bagirdi, yanindaki adam sakin. adamin saclari seyrek, kirlasmis. yillardir beseri kantininde cay - sigara icmek karakterine, bunyesine yansimis, sifati 'ben felsefe okuyorum.' diyor boburlenerek. kiz genc adamin cantasina dogru seyirtip cebindekileri de ver diyor. serinligini, beyaz peynirli gozlemesini sevdigim mis bahcede sadece benim gordugum bir olay yasaniyor. hirsizlik aklima geliyor. genc adamin 'o bildirilerin benim masamda durmasini istemiyordum ve burusturup cebime koydum, ne var?' dedigini duyunca durum anlasiliyor. kiz gencin uzerine gelmeye devam ediyor. sonrasinda adam sozu devraliyor ve o yazilar, o baskilar, o dagitimlar icin harcanan emeklere saygi duymasini tembihliyor. kisisel secimlerinin, goruslerinin ne olursa olsun hic kimsenin binbir cabayla oraya kadar gelen bildirileri cope atmaya / yok etmeye hakkinin olmadigini belirtiyor. sesler yukselmeye basliyor ve oturdugum yerden kalkiyorum. ellerim titriyor, yarim kalan cayimi tasiyamiyorum. ne dusunecegimi, sahit oldugum bu durumdan ne ders cikaracagimi, kimi savunacagimi bilemiyorum; kayitsiz da kalamiyorum. icimden gele gele kufrederek ders calismak icin kutuphaneye dogru yuruyorum.
gun boyu aklimda o genc, adam ve kiz kavga ediyor. kiz o ince sesiyle yalandan isci gonulden emekci yumrugunu sallayarak bagiriyor, adam lafi uzatarak sessizce tehditler savuruyor, genc zorla hareket ettirdigi boynunu bir saga bir sola sallayarak tukuruklu tukuruklu savunmaya geciyor. okudugumu anlamiyorum, zerre ders calisamiyorum.
.
21:04
masanin uzerindeki kagitlari okuyup kahvaltimi ederken gozlugunu burnuyla duzeltme aliskanligina sahip, fazla hamburger - patates kizartmasi yemekten semirmis, sarisin - kose sarisin bir genc arkasini donmus kantinin bahcesini terk eylemekte. ardindan o'na kosarak yetisen iki kisi. kiz 'cikar o cantandakileri hocam!' diye bagirdi, yanindaki adam sakin. adamin saclari seyrek, kirlasmis. yillardir beseri kantininde cay - sigara icmek karakterine, bunyesine yansimis, sifati 'ben felsefe okuyorum.' diyor boburlenerek. kiz genc adamin cantasina dogru seyirtip cebindekileri de ver diyor. serinligini, beyaz peynirli gozlemesini sevdigim mis bahcede sadece benim gordugum bir olay yasaniyor. hirsizlik aklima geliyor. genc adamin 'o bildirilerin benim masamda durmasini istemiyordum ve burusturup cebime koydum, ne var?' dedigini duyunca durum anlasiliyor. kiz gencin uzerine gelmeye devam ediyor. sonrasinda adam sozu devraliyor ve o yazilar, o baskilar, o dagitimlar icin harcanan emeklere saygi duymasini tembihliyor. kisisel secimlerinin, goruslerinin ne olursa olsun hic kimsenin binbir cabayla oraya kadar gelen bildirileri cope atmaya / yok etmeye hakkinin olmadigini belirtiyor. sesler yukselmeye basliyor ve oturdugum yerden kalkiyorum. ellerim titriyor, yarim kalan cayimi tasiyamiyorum. ne dusunecegimi, sahit oldugum bu durumdan ne ders cikaracagimi, kimi savunacagimi bilemiyorum; kayitsiz da kalamiyorum. icimden gele gele kufrederek ders calismak icin kutuphaneye dogru yuruyorum.
gun boyu aklimda o genc, adam ve kiz kavga ediyor. kiz o ince sesiyle yalandan isci gonulden emekci yumrugunu sallayarak bagiriyor, adam lafi uzatarak sessizce tehditler savuruyor, genc zorla hareket ettirdigi boynunu bir saga bir sola sallayarak tukuruklu tukuruklu savunmaya geciyor. okudugumu anlamiyorum, zerre ders calisamiyorum.
.
1 tane
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
CHARACTER ANALYSIS (sparksnotes)
bildirici ince sesli genç kız:
kızın notları, saçları kadar karışıktır. ders notlarını kareli deftere satır atlamadan yazan geç kızın "y" ve "g" harflerinin saplarının uzunluğunun insanın gözüne sokulması ile kafasında yer alan beyaz saçlarının fark edilmesi yani bunlar çok paralel şeyler..
(bkz: kırıklarını aldırmak)
filozofi sınıfındaki yaşlı adam:
evrak çantası, mavi tükenmez kalemleri ve az saçlı bir kafası var. memur olmaktan sıkılıp bir farklılık istemiş ve kendini odtü felsefe bölümü 3. sınıf öğrencileriyle ders alırken bulmuştur.
(bkz:presbitlik)
semirmiş sarışın çocuk:
gözlüğünü burnuyla düzeltmesi ile hayatta ne yapacağının kestirilememesi doğru orantılıdır. (bkz: dobik)
tutku:
hikayenin baş kahramanı. olayları içselleştirdikten sonra arkadaşına canlandırmıştır. olay anındaki bakışlarını yakalamak isteyen canlandırma izleyicisi ve dedinleyicisi, düşledikçe gülesi gelir.
(bkz: kütpane yolları)
(bkz: şu dilmir'in çalgısı a canım)