www.flickr.com
t.tku's items Go to t.tku's photostream

5 Ocak 2008 Cumartesi

sirat



sokellali ekmek ve cayi tepsiye koydum, haybeden gercekustu ask karsimda, yanimda roll'un, milliyet sanat'in ve aktuel'in ocak sayisi var. bu haftasonu once izleyip bolca okumaliyim sonra size bir bir anlatmaliyim aklimdakileri. bugun aylar sonra kizilay'a inmis oldugumdan dost kitabevi'ne de ugradim. pahali kitaplar dost'ta ayakta okunur, doc. dr. handan inci'nin mor kitabinda oncelikli belledigim yerleri okuyuverdim. anlatacaklarim da tutunamayan oguz'dan cikma seyler, kucuk burjuvazi aliskanliklarin hayatimdaki yeri, bu egilimlerimin beni nerelere nerelere goturdugu, beni ne kadar etkiledigi.

bu konu uzun zamandir kafami kurcaliyordu: yasam kalitesi ile burjuvazi egilimler birbirine ne kadar bagli olabilirdi, yer sofrasinda raki keyfi yapmak isteyen insanin ayni zamanda kallavi bir sofrada usulca sarabini yudumlamak da isteyebilmesi kime ne kadar dogal ve icten gelebilirdi; bu insanin toplumdaki yeri ne olmalidir ? ondan ziyade bu insanin icsel dilemmasina deginmek istiyorum, ben bizzat kendimden biliyorum.

neyse, halledeyim gelecegim. cay ile sokellali ekmegin tadi agzimda, mis gibi.



aralik 31, cepa
kabadayi sonrasi

.

00:21

5 tane

Blogger Tugc dedi ki...

"Tutunamayan Oğuz"'u son zamanlarda okuyan bir insan evladı olarak, yerde rakı ve masada şarap konusu kafamı karıştırıyor. Ben ikisini de aynı içtenlikle isteyip, yapıp, şimdi acaba hangisi benim diye düşünüyorum. Kafam karıştı, her zamanki gibi.İnsan okumayınca hiç kafası karışmıyor, ben de okumayacağım :P

5 Ocak 2008 10:49  
Blogger ttku dedi ki...

cok benzer bir celiski okumak, bilgiyi omuzlamayi secmek ile okumamak / yozlasmak arasinda da var bence. ki bu celiskinin koklerini ailenin kisiyi yetistirme tarzina, ebeveynlerin durumuna da dayandirabilirim.

kafa karisikligi nedir biliyor musun, opera browser'da 25-30 tane tab'in art arda dizilmis olmasidir. cenedeki sivilceler, bakimsiz saclar ve sonucun yine sifir olmasidir.

peki bu kafa karisikligindan muzdarip miyiz, hayir. kesinlikle hayir, biliyorum ki hicbir sey bana yetmez, o zaman tutunmali, birakamamaliyiz.

fenk yu.

5 Ocak 2008 17:29  
Blogger Murat Ali Seven dedi ki...

dilök biliyor, o ufak burjuvayı yazıyordum ben, yazdım da ve fakat yazıyı "koalalara selam olsun" diye bitirdiğimden ve küçük burjuvayı tüm sözlük anlamları dışında ele alışımdan ve başka bazı şeyler yüzünden sildim. koalalara da haksızlık ettiğimi düşündüm; ki hatta en tutunamayan hayvan olduklarını dehşetle anladım; bunun yanında şu an bu satırları yazarken düşünüyorum da acaba o tutunan hayvan koala değil miydi?
....
neyse ya ben başka bir şey söyleyecektim: Miliyet Sanat'ı nasıl okuyabiliyorsun? Çok sıkıcı bir dergi o.

5 Ocak 2008 21:54  
Blogger Tugc dedi ki...

:) Zaten eğer öyle düşünmeseydik hala kafamızı zorlar, daha da karıştırmaya, karmaşadan düzen kurmaya çalışır mıydık? :)
Ben kendimden memnunum sanırım, paranoyaklığım dışında)

6 Ocak 2008 10:22  
Blogger basith dedi ki...

ben ise, kendimden hiç memnun değilim bu aralar. ("bu arada" mı yazayım "bu aralar" mı, karar vermedim bi an :))

6 Ocak 2008 13:59  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

neler yazdık en son?

arşiv bile yaptık