www.flickr.com
t.tku's items Go to t.tku's photostream

8 Ocak 2008 Salı

sumbul sac



kizilay'da inip cicekcilerin oradan karsiya gectik. zara'nin onunden onunden tunus'a vardik. tunali'ya dogru cikarken biraz amerika'dan bahsettik. kitir'a girince bir amca polatli'dan beri yuruyor musunuz diye bizimle dalga gecti. kitir'a oturunca hep amerika'dan bahsettik. yolda biraz kar oynadik, ziraat bankasi'nin onunde ben biraz simardim. farkettim ki simardigimda dansa egilimli oluyorum. saclarim hic duzgun durmadi, atkiyi kafama sardim. yedik, ictik. yiyecek iceceklerimizi almaya kalktigimizda cok guzeldik, yerimize otururken cok guzeldik ama pelin'in sandalyesinin arkasinda devcileyin bir deri ceket vardi. dilek ile birbirimize bakip gulduk. karda yuvarlandik. karda yuvarlanmadan once son minibuse yetismek icin yavas yavas yurudugumuz o yollardan kosarak gectik. kaydik, duser gibi olduk ama dusmedik, birbirimizin o duser gibi olma anina denk geldigimizde cok gulduk. yeniden karsiya gecip cicekciler boyunca kosmaya devam ederken dilek arkamdan "bir arkadas daha geliyor, arkada de !" diye bagirdi, ben hem gulup hem kosuyor oldugumdan bogulacak gibi bir sey oldum. hepimiz cocuklar gibi sendik diye icimizden geciriyor oldugumuzdan ne kadar emindik. son minibusu kaciranlar olarak baska bir minibuse dolustuk. ben yine birini gorup 'acaba nereden taniyorum'a kadar geldim. nereden tanidigimi dilek soyleyince hatirladim. guldum, gulduk. sofor bizden ekstra para alacak oldu, ben de bir bucuk ideal aslinda dedim. gulduk. meger minibuste beni nereden tanidigini cikaramayan bir kisi varmis, hayret ettik, sinirimizden gulduk. dilek'in cantasi kitir'da ilk oturdugumuz masada kalmis, aradan biraz zaman gectikten sonra garson cantayi bize uzatinca anladik ki biraz dikkat cekiyoruz herhalde. yani cantayi kesin bu salaklar unutmustur diye taninabilecek kivama gelmisiz, gulusuyoruz. kafamiz zehir gibi isliyor, espriler havada, galonla bira, genciz, guzeliz.

genciz desem de olmuyor zira pelin dun 21'den gun aldi. yil farkiyla onde olmamiza ragmen anlattigim gecenin gunduzunde 19 yasinda sanilmam akabinde universitede ucuncu sinifta olduguma kimseyi inandiramam beni sasirtiyor. su vandal yuregim, kapi gibi omuzlarim, topuklu ayakkabilarimla kucuk gosterebilmem cok aldatici, kirmizi gozluk cercevelerim cok samimi herhalde.




dilek, santa claus ve 
gulen cirkin bir kiz



eldivenim olmadigi icin kitir cikisi yol uzerinden aldigimiz kahve keklerin posetlerini elime gecirip kosmustum sonra o posetlere kar doldurup dilek'in kafasina bosaltmisim, kosup kosup besinci yurdun onundeki karda kaymisim, bizim yurdun onunde dilek ile pelin'in uzerine atlamisim. hayat dun mis gibiymis, misler gibiymis. bu cirkin kiz fikret mualla'nin retrospektif sergi belgeseli icin istanbul'a mi gideyim, ne yani diyecek kadar futursuz; yarinki iki sinavini dusunmeyecek kadar kaygisizmis.


19:05

1 tane

Blogger we'll see dedi ki...

mıncırdım,bi de koccaman öptüm..
bişey daha yapardım da yazmiim :D

24 Şubat 2008 21:50  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

neler yazdık en son?

arşiv bile yaptık