izmir'deyiz. cagdas ile birlikte makarna yapmaya calisiyoruz. salcali yapalim diyorum, olmaz diyor. dolaplari karistiriyorum ve bir kavanoz dolusu domates sosu buluyorum. cagdas kizginca suratima bakip lutfen onu birak diyor, guluyorum. usulca kavanozun kapagini aciyorum ve icini kokluyorum. bozulmadigini anlayinca ozenle uzerinde birikmis kufleri temizlemeye koyuluyorum. cagdas'in artik gozleri parliyor. yaklasik bir saat once uzerinde konustugumuz bos ev filminden feyz almis olmali ki benim icin bos zamanlarinda evlere girip salca kavanozlarindaki kufleri temizleyen bir karakter uyduruyor. daha sonra bu benzetmeler, metaforlar uzuyor. gulmekten olecek gibi oluyoruz ama makarna sosunu hazirlama telasina kaptiriyoruz kendimizi ve olemiyoruz. benim yemek yedikten sonra gidip kustugumu, bu sekilde formumu korudugumu dusunen cagdas aslinda yemek boyunca beni gozluyor. corbasina karabiber yerine tarcin dokmus olan ve bunu bir guzel ekmekle yiyen cagdas benim corbamdan bir kasik alinca aslinda corba ne guzelmis diyor, kikir kikir guluyorum, dalga geciyorum. o da benimle dalga geciyor, istanbul'a gidince ankara'da deniz olmadigini anlayan manyak diyor benim icin. bir de gece ben uyuduktan sonra kitabimi okuyor bu salak.
18:07
4 tane
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
mercan board açmış! koş koş koş
björk geliyormuş, engelleyemiyoruz.
ankara'da sarılalım.
björk geliyormuş, yaz okulunu kapatamıyoruz.
ahh.
lastfmdeki foto çok şahane