geceleri erken yatma karari aldim, sigarayi ve alkolu birakali ise uzun bir zaman oldu. aksam belli bir saatten sonra kahve icmiyorum ki ben kahveyi nasil iciyorum, iciyordum. cay rahatsizligimi etkiledigi icin cayi da azalttik, halbuki masabasi memur gibi icerdim cayi. demir flakonu da sut, ayran ve yogurta dur dememi gerektirince "bana oradan bi acik ayran cek ustam !" zarafetim de yok oldu. butun alem bana oh olsun dercesine bakiyor; isimlerini figen, dilara, ece koydugum kizlar karsimda en buyuk boy kahvelerini hopurdetirken ben bitki cayi iciyorum.
bitki cayi icen kiz olmak benligimde derin yaralar aciyor. su yelegi giyeliden beri kendimi tutamiyorum, yeni hacmimle evrene sigamiyorum ama disaridan cizdigim imajin da farkindayim. sportif desen biraz, zamane kizi - saclar da fon desen eh.. dedirtecek bir haldeyim; arada kaldim ve bitki cayi iciyorum. butun batucanlari, demirkanlari, melisalari bir de ismiyle beni sasirtan ikircikli fatmalari, mehmetleri karsima alip saclarimi permaya kurban ettigimden beri hergun onlari duzlestirmek zorunda oldugumu, insanlik karsisinda bitki cayi icerek ne kadar kendimle celistigimi anlatmak istiyorum. beni de kendilerinden sanip bana goz kirpmasinlar diye her biriyle ayri ayri konusmak - dertlesmek istiyorum.
dilegim ile ben - carsi / yemek sonrasi agirlik
*parmaklarim ne kalin
*parmaklarim ne kalin
ben nereden bilirdim ki hasta olunca hayatim degisecek, ruhumda onulmaz yaralarin varligini bitki cayi icerken farkedecegim; uzeri beyazliklarla dolu tirnaklarim siritmasin diye kat kat oje surmenin belli bakis acisini benisemis kizlara has bir ozellik oldugunu bana onceden anlatan - izah eden olmamis. teki sevdigimin kulaginda digeri de bende olan bir cift minicik halka kupenin beni daha sportif gosterdigine dair duyumlar alirken boyle hissettirmek icin ozel bir caba harcamiscasina utaniyorum, daha sonra utandigima utaniyorum. cet ismine can eklentisiyle modernlesen erkekler, cakma abercrombieler sanki bir orgut ve benim de alinganligim uzerimde; banabakyorlar.
bakislara alismamis bir insan olarak herkes bana bakiyor rahatsizliginda pilatesle anca dik durmaya alismis govdem bukuluveriyor. alisveris merkezinin ortasinda duran masalara oturup su tatsiz cayi icerken yine de bu sisme montlu, icerdeyken bile sapka takan postis sacli, beyaz ayakkabili guruhun yalandan ruhunu anlamaya calismami takdir ediyorum. en az o tipler kadar benim de tespitlerimi aslinda insanlari gruplandirarak, onlara etiketler yapistirarak yaptigimi farkediyorum ve birden ters donup tum dilaralari sevmeye karar veriyorum.
insanligi seviyordum, bitki cayi iciyordum, gozlerim peace, peace diye parliyordu; hemen hippie greenpeaceci olmaya karar verdim ve oturtamadigim kisiligime, romantik heveskarligima bir daha lanet ettim.
- bir daha can yelegimden bahsetmek yok, nazardeyyo !
7 tane
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
bak şey yap; ekinezya çayı, portakallı form çay, yeşil çay, siyah çay birlikte demle çok şahane oluyor.
başka bir şahane karışımsa siyah çay, bergamut aromalı çay ve elma çayı karışımı.
ben de yürüyüşe gitcektim ama o kadar tatlı uykum varki bobim. bu fırsatı kaçırmadan uyumaya karar verdim. seni de öperim.
ozman gözlüklerinden bahsedelüm datlumm :))
aman nazar değmesin (;
yeleğine gurban..
yarın rocker olalım mı? (:
sen rapçi ol dileele bene güt :))
bitki çayı içmek başta tatsız tuzsuz bir işmiş gibi görünse de faydalıymış aslında. farklı bitki çaylarını deneyen ve sürekli içen insanlarda tatları ayırdetme ve birlikte kullanma yeteneği gelişiyormuş. bu da özellikle yemek yaparken çok işe yarıyomuş. ben de bi ara fazla bitki çayı içmek durumundaydım da ordan biliyorum. ama aslında ben bilmem beyim bilir.
Hello. This post is likeable, and your blog is very interesting, congratulations :-). I will add in my blogroll =). If possible gives a last there on my blog, it is about the Notebook, I hope you enjoy. The address is http://notebooks-brasil.blogspot.com. A hug.
can yeleğin bence çok güzel.